Yorum Köşesi: The Time Traveler's Wife (2009)


Bugün bir komedi izleme niyetiyle oturduğum televizyonun başında kendimi, fantastik bir öğeyle süslenmiş çok güzel bir aşk romanından uyarlanmış filmi izlerken buldum. Açıkçası şu an kendimi tebrik ediyorum. :)

Henry, genetik bir hastalığı olan ve istemsiz bir şekilde zamanda yolculuk eden bahtsız bir insandır. Bir gün yine kaybolur ve kendini bir çayırın kenarında bulur. Orada kendi başına piknik yapmakta olan Clare ile karşılaşan Henry, tekrar göreceğini, aşık olacağını ve hayatını geçireceğini bildiği bu 6 yaşındaki küçük kıza büyük sırrını anlatır. Önce kendisine inanmayan Clare, kayboluşunu gözüyle gördükten sonra değişir.



O andan itibaren Clare'in hayatı bu eksantrik, mükemmel adamı beklemeye odaklanır. Hayatı boyunca bekler. Henry gelir, gider. Clare'in öptüğü adam bazen genç biri olur, bazen de yaşlı. Düğününüzde, evlendiğiniz adamla dans ettiğiniz adamın iki farklı ama aynı insan olduğunu hayal edin. Aslında sevgilisini aldatıyor gibi, ama insan sevgilisini sevgilisiyle nasıl aldatır? Bu kadar absürd, ilginç bir yaşamı kabul etmek için nasıl bir sevgi, aşk beslemeli insan?



Sevdiğin insanın her an kaybolup, onu belki uzun bir süre, belki de bir daha hiç göremeyeceğini bilmek.

...beni tekrar gördüğün zaman lütfen seni daha önce hiç görmemiş olduğumu hatırla. Beni gördüğünde sana bir yabancı gibi davranınca sakın şaşırma; çünkü benim için yepyeni biri olacaksın...

Her zaman yanında olamayacak birini sevmek, hatta evlenip, hayatını onunla geçirmek bir insanın yapabileceği en büyük fedakarlıklardan biri. Filmi izlerken bunu daha iyi anlıyorsunuz. Yalnız kaldığında, ya da ona ihtiyacın olduğunda yanında olması gereken, bu yüzden evlendiğin ve beraber olduğun insanın orada olmaması çok acı verici.





Film gerçekten çok güzel. Bir gece yalnız ya da kız arkadaşınızla izleyip gözyaşlarına boğulabileceğiniz bir film. Yavaş temposuna rağmen 107 dakika uçup gidiyor. En kısa zamanda kitabını da edinip okumayı planlıyorum. Çok uzun zamandır bir aşk romanı okumamıştım.

Kesinlikle izlemenizi tavsiye ediyorum.

Altyazılı ve HD fragmanı:

2 Yorum Yapıldı:

Çavlan dedi ki...
Açıkçası ben hiç mi hiç beğenmemiştim filmi, ama sürekli kitapla karşılaştırıp durduğum ve kitap kadar muhteşem bir kurgu beklediğim için olabilir bu. Yani tarafsız bir gözle bakamadım... Kitabını mutlaka oku, hem mükemmel bir aşk kitabı hem de mükemmel bir bilim kurgu -ikisi birden evet :)

tyler78 dedi ki...
Ben de önce filmlerini izlemeyi tercih ediyorum. Yoksa zevk alamıyorsun hiç. Da Vinci ve Melekler ve Şeytanlar'da da öyle olmuştu. Harry Potter'da da.

Ama en kısa zamanda okuyacağım, evet. Şu Kayıp Sembol'ü bitireyim bir.

Yorum Kuralları:

- Yorumlarınız kişiliğinizi yansıtır.
- İsimsizlik vahşi doğaya özeldir. Yorum yaparken isminizi de bahşedin.
- Türkçe'de q, w ve x harfleri yoktur.
- Noktalama işareti olmayan yazının Arapça'dan farkı yoktur.
- Yorum kutusunun altındaki "E-posta yoluyla abone ol" seçeneği ile yorum takibi yapabilirsiniz.